EMİNEM BADEM BIYIK BIRAKMALIDIR
sarp bengü
Birileri eğitimsel olarak Eminem tehlikesine gülümseyerek ,ama pek fazla da önemsemeden dikkat çektiler.
Ne oluyordu böyle? Çocukları ne izliyor, dinliyordu? Bir dünya para verip, kolej okutup, İngilizce öğretip öğretip çocuklarına Eminem serseriliği mi sunacaklardı?
Politika ile iyi kötü ilgilenmişlerin bildiği gibi bir zamanlar alınması satılması bulundurması çok yasak bir kitap vardı. Sakallı bir adam yazmıştı. "Avrupa'da bir 'heyula' kol geziyor..." diye başlıyordu. Sonra gelecek yüzyıllarda siyasi akımları değiştirecek ilk düşünceler böyle başlamıştı.
Derken, politika her şekilde teneffüs edilmeye başlandı. Özellikle müzik yoluyla kadın-erkek herkesin estetik bulduğu bir 'heyula' daha kol gezmeye başladı, Avrupa'dan sonra bize de uğradı. Stüdyo İmge ilk Eminem kitabını yayımladığında herkes şaşkındı.
Anneler hoşgörülü bir tedirginlik içindeydiler. Amerikalı parlak sokak delikanlısı halkının genel eğilimlerini, söylemini, yaşama biçimini, kültürünü oyun hamuru gibi yoğurup biçimden biçime sokuyordu. 'Heyula' giderek büyüyordu. Televizyondaki küpler giderek daha dikkat çekiyor, baskıcı Türk aile yapısı içindeki endişe uygun ısıda çatlamayı bekleyen hamamböceği yumurtasına dönüşüyordu.
Şimdi Eminem'den rahatsız olan ailelerin kadınsız kovboy filmleriyle başlayan çocukluğu, çocuksu- masalsı Türk filmlerinin dramatizasyonunu Elvis dağıtmıştı. Çocuklar erginliği sürerken savaş filmleri furyası ile Türk sanat müziğinin çıtkırıldım kibar sözleriyle feslerini saklamış dedelerin torunları ergenlik çağında Beatles dinlemeye başlamış ortalık karışmıştı. Saç uzatan gençlerin eğitimli aileleri ekmeği kesilen berberlerin sendikası gibi çalışmaya başlamışlardı. Yetmemişti, yine savaş rüzgârlarına ve ardından bu kez daha beterine denk gelmiş, ebeveynler rock'a çatmışlardı. Ve 'tüm anneler-babalar birleşti'. İhtilal yaptı.
Sonra söylemler karıştı, siyaset yapmasın da müzik dinlesin başladı. Çünkü bizler pedagojik kuralları ve "terbiye ilmini takip eden" efendi çocuklardık. Her zaman birileri pedagojik kaygılarını belirtirdi. Her zaman daha beterine çarptılar. Gideni aradılar. Üstelik şimdilerde Eminem'le pedagojik kaygılara kapılan, dış rüzgârların bulutlarının nemini çabuk kapan yapısıyla ebeveynlerimizin bir kısmı kısa bir süre önce Rus şapkası giyen ortaokul öğrencileriydi. Sonra Fransız lejyon şapkalı demiryolcuların trenlerine binmişken darbeler atlatmış geçmiş yılların hippileri, rockırları olan ebeveynlerimiz artık eski kulağı kesik olmuşlardı. Yaşadıklarını çocukları yaşamamalıydı.
Çocukları ot içmemeli, itaatkâr olmalı, işlerine düzgün gidip gelmeli, kaka olmamalıydı. Şimdi yeni bir Eminem pedagojik tehlikesi ortaya çıkmıştı. Kliplerinde anasını gömen, gözleri esrar baygını, kadınlara hiç kibar konuşmayan bir 'zibidi'.
Birileri eğitimsel olarak onun tehlikesine gülümseyerek pek fazla da önemsemeden dikkat çektiler. Ama ne oluyordu böyle? Çocukları ne izliyor! dinliyordu? Bir dünya para verip, kolej okutup, İngilizce öğretip öğretip bu mikroplukları mı kapacaklardı? Yine eski şarkı tekrarlanıyor, eğitim adına güvenilmemiş, ihtilal görmekten püre haline gelmiş kuşaklar lanete uğramış gibi çocuklarının başına Eminem belasını getirmişlerdi.
Şimdi Eminem'in keskin sözleri tüm kaygılı-tutucu Ortodoks ebeveynlerin korkulu heyulası oldu bile. Pedajoyi ortodoksizm sayanlar herkesin aklına ilk gelebilecek kaygıları pedagojik saymışlardır. Çok
gülünç ki yirmi aylıkken çatalı, otuz aylıkken makası yasaklayıp, ipli çekmeli arabaları tehlikeli sayan, çukulata kaplı sürpriz yumurtalardan çıkan iskelet oyuncakları yasaklatan ebeveynlerin başına Eminem gibi bir "bilmem ne çocuğu" geldi. Bizim depresif aşırı koruyucu yaratıcılık düşmanı eğitim sistemimizi bu herif her türlü aşağılıyordu. Kamçı gibi zencilerin yanındaki duruşu bile bir 'tehlike' çağrıştırıyordu. Zeki Müren'i yücelten, Bülent Hanım'ı baştacı edenler gay kaygısına bile düşmüştü. Bir zamanlar genç oğlanlara karanfil yedirip güzel kokulu kakasını tabakalarda saklayanların kültüründen gelen bir pedagog olarak Tarkan'ın ününün arkasında erkeklerin içini sertleştiren, kadınlara ibrik akıttıran imajına bugüne dek eğitimsel yaklaşılmamasına pergel yuvarlamamak da elde değil.
Amerikalıların eli armut mu topluyor? Onlar da halkla ilişkiler biliminin çift yanlı çengelini kullandılar. Satış önemli değil mi? Zaten bizimkileri yıkayan ustalar onlar değil mi? Tüm cıvırlar Eminem'e neden ballı lokma tatlısı vermesin? Neden abazanların ve genç kız ilişkisi sıkıntılı ergen mastürbatörlerin ve oğlan severlerin düşü olmasın? Bakıyoruz ki Eminem yabancı bir kültürle bile bunca özdeşleşilebiliyorsa kapitalizm globalleşme ötesinde insani değerlerin söylem biçimlerinin iletişim tarzının ortak ruhsal bir dile yansıması da yadsınamaz.
Ülkemizde geniş bir kesim aile ve çevrede yıpranmış posttravmatik yaşantı geçiren insanlarımız ezgin sözleri ve türküleriyle her ne kadar isyan etse de cezaevlerindeki duvarlara çöküp kalır. Türkçe'nin hip-hop'a yakınlığı uzun bir süre Ahmet Arife bile orta parmakları havada 'demir kapı, kör pencere, yastığım...' yaptırmamıştır. Çünkü bizim raconumuz ağır ol molla desinler düsturuna oturmuştur. Ama çocuklar dünyayı yenilerler. Dünyanın taze kanıdırlar. Yaşam gençlikle tazelendiğinde babalar ve anneler kendi kuşaklarını küreyen kürek seslerine kulak tıkayamayacaklardır. Eminem'de anne idolünün tüm dinlerde psikolojide ve sosyal yaşantıda ortak noktalara ulaşması ve gömülmesi hiç yeni değildir. Pedagoji tarihine bakarsak ne Musa'yı öldürmeye çalışan babası firavun onu peygamberlikten ne de bakire Meryem İsa'yı kurtarıcılıktan alamamış, tahtlarını koruyamamıştır. Anne takıntısı kültürel bir öğeyle Eminem'de hoş ikonik bir hale gelmiştir. Cennet annelerin ayağı altındadır ama birileri de çoktan ayak fetişisti olmuştur bile.
Eminem'i anlamaya çalışırken anne idolünde Hıristiyan-Katolik kültüre ve dini anlayışın postdemokratik-postmodern anlayışına yabancı kalmak olası değildir. Meryem, tombul memeli bir ikona olmaktan hiçbir zaman kurtulamayacaktır. Çünkü son gelen kuşak bir önceki kuşağı hep eskitmiştir. İsa yeni olmanın cezasını çarmıhla ödemiştir. Eminem aslında bu çarmıh işine uyanıktır. 'Çekiç alıp ayağını arabaya çivilemiştir.' {Slim Shady, Cum On Everybody.) Eminem ve tarzının başarısı salt İngilizce'nin şiire yatkınlığından değil 3. dünya ülkelerinin zor koşullarda yaşamış sokak insanlarının öfkeleriyle örtüşmüştür.
Yine de çocuklara Eminem dinletmek doğru mudur, eğitimsel midir acaba? Okulların sevimsiz binaları, perdesiz sınıfları, eğitim sistemi bu soruyu Eminem'e yöneltme hakkını ne kadar verir. Pedagoji; eğitim ve insana güvenmekten gelir, Jan jack Rousseau'dan beri insanın iyiye ve doğruya gideceğine inanan bir disiplindir. Öğretmek ise sevgiden kaynaklanır. Eminem gibi yaşamak aşağılanan zenci dostlarını küçümsememek, ortak ve yüksek sınıf değerlerini iplememek, bizim sınıf atlama çabasındaki gecekonducumuzun işi pek değildir. Emrah ve Doğuş sınıf kökenine dayanılarak Eminem'e benzetilmişse de toplum değerlerinin en Ortodoks çocukları olmuşlardır. Eminem'in zencilerin arasında bir beyaz olması sosyolojik olarak bizim için anlamsızdır.
Tüm dünyada ot neredeyse serbestken Eminem bu ülkede pedagojik kaygılara nasıl ilaç olabilirdi? Çocuklar soru sormaya başlarsa "uyuşturucu mu alıyorsun yoksa evladım? Senin kanınla beslendi güzel halım" (Slim Shady, Brian Damage) diyen annesinin eğitim anlayışı onun eleştirenlere en iyi yanıt, ironik bir pedagojik yanıt olmuyor mu?
Yapışkan, korumacı, ilkeleri oturmamış anne tavrına Eminem'den gelen eğitimsel yaklaşımdan daha ilerisi var mı? Türkiye'de kim şarkı sözünde cumhurbaşkanının karısını Hillary Clinton gibi bademciklerini alıp şerbet içirir. Bu mecazi anlamın sokak anlamı açıkken, Eminem'in yaşadığı ülke demokrasisi böylesi ileriyken, o bizim için eve sokulası bir tip olabilir mi? "Ot için, hap atın, okuldan atılın, adam öldürün ve içki için sonra da yasalmış gibi direksiyonun arkasına geçin, gidip bir dükkân soyacak kadar salak biriysem" diyorsa, (Slim Shady, Role Model) çocuklarımız salak mıdır. Gençlerin ve çocukların kafalarında yeni bir dünya canlanıyor, çünkü Eminem eski dünyayı anlayışı ile 3. dünya pedagojisini çarmıha germiştir. Yeniliklere doymayacaktır. Babalarının ve annelerinin gereksiz baskı ve yasaklarından çektiklerini unutmayanlar anımsasın ergenlik sivilcelerini çıtır çıtır patlatanlar Eminem'le duygularına yol buluyor sorunlarını dile getirebiliyorsa "mesele" nedir? Ama bizim geleneksel tavrımızca bu çözüme bir tıkaç takmak kesinlikle gereklidir. Bizim eğitim anlayışımıza yakışan budur. Hatta çocuklarımız kötü etkilenmesin diye bundan sonraki klibinde de badem bıyık bırakmalıdır.
|
• 13/12/2006 - slm