kiritikoritmik

• 1/12/2007 - Türk rock'ının tarihi yazılacaksa Kramp'sız olmaz Abdülkadir Elçioğlu

Türk rock'ının tarihi yazılacaksa Kramp'sız olmaz

APTÜLKADİR ELÇİOĞLU

Uzun bir aradan sonra Kramp tekrar geliyor. Onları aralık ayı içinde Beyoğlu'ndaki "Do Rock" ta her pazartesi verecekleri 4 konserle yeniden dinleme imkânı bulacağız. Bu kavuşma konserlerle sınırlı da kalmayacakmış, grup yeni albümü bu kış tamamlamayı da hedeflerinin arasına koymuş bile. Kramp, vokal ve gitarlarda Doğan Sakin , basta Nezih Onur ve davullarda İdris Tubcil 'den olusan klasik üçlüsüne Kronik grubunun gitaristi Özer Sarısakal 'ı da ekleyerek bu buluşmayı gerçekleştiriyor.

70'lerin ortalarında ODTÜ'de Elektrik Mühendisliği'nde okurken babasının ölümü ve öğrenci olayları nedeniyle okulu son sınıfta bırakıp İstanbul'a dönmek zorunda kalan Nezih Onur, İÜ Edebiyat Fakültesi Yabancı Diller Bölümü'nde İngilizce okumaya başladı. Bu fırtınalı günlerin içinde Nezih'in hayatına rock iyiden iyiye giriverecekti. O günlerde Kramp'ın vokalist, gitaristi olan Doğan Sakin de hayatını matbaacılıktan kazanan biriydi. 1978 yılında zaten çift dikiş gittiği ortaokuldan disiplinsizlik sebebiyle atılmıştı. Rock'n roll onun da hayatında önemli bir yer tutuyordu. Ancak Doğan'ın gitaristliğe karar vermesi 1980 yılında gittiği askerlikle gerçekleşecekti. Askerde tanıştığı gitarist Solak Orhan (ÖNAL) ile Sarıkamış Orduevi'nde müzik yaşamına başladı. Kramp'ın davulcusu İdris Tubcil ise kuluplerde DJ'lik yapan biriydi. Zaten grubun kurulduğu ilk günlerde de İdris'in çalıştığı kulupte ilk provalarını yapacaklardı. Grup böylece 1984 yılında kurulmuştu.

Kramp'ın kurulduğu yıllarda plak şirketleri, basın rock müziğiyle ilgilenmiyordu. Ancak "genç gruplar" ibaresiyle ufak haber olarak müzik dergilerinde "dostlar alışverişte görsün" misali yazılar arzı endam ederdi. Oysa o yıllarda rock gruplarının konserleri görkemli kalabalıkları toplardı. Egzotik Band, Devil, Ra, Whisky, Asım Can Gündüz ve Ambulans, Keops gibi toplulukların 80'lerde başlayan atağı içinde Kramp da yerini aldı. Ancak onların asıl önemi 80'lerin sonlarına doğru hissedilecekti. İlk dönem rock grupları yavaş yavaş sessizliğe gömülürken Kramp, büyük bir öncülük yapacaktı. 90'lara doğru genç grupların thrash metal modası ortalığı sarmıştı ve Kramp'ın blues altyapılı hard rock tarzı müzikal birikim ve bilincin korunmasını sağlayacaktı.

KRAMP KONSERLERİ AYRICALIKLIDIR

Kramp, konserlerin yanı sıra en çok demo çıkartan grup unvanına da sahiptir. İlk olarak 1986'da çıkardıkları "Onlarla" demosu kendi olanaklarıyla kaydedilmiş ve Bakırköy'de bir sahaf dükkânında satışa çıkartılmıştı. Bugün bile birçok insanın tozlu arşivinde bulunan bu demo hatıraları canlandırmanın yanı sıra bildiğimiz birçok Kramp parçasının da değişik yorumlanışını bizlere sunar. Kramp'ın belki de en büyük özelliği budur; rock'ın doğaçlama tekniğini çok ince ve elektriklenme ile yakalayabilmişlerdir. Konserlerinde yer yer saykodelik yankılanmalarla 70'lerin özgür yorumlu, güçlü tavrını günümüz müziğine taşıyorlardı. Kramp'ın albüm kayıtlarından çok konser yorumlarını dinlemek kendi adıma çok daha keyiflidir. Onların canlı yorumunda bir parçanın ne sonuç alacağını bilmenize imkân yoktur. O güne ve ortama göre sololar farklılaşabilir, daha önce duyulmadık partisyonlar girebilir. Yani yaşanan müziktir ve sonucu kestirilemez. Yorumlanan parçalar ortamın, dinleyicinin duygusuna göre yeniden şekillenir.

LAN N'OLDU BE!

Rock grupları 90'lara adım attığımızda plak şirketlerinin duvarını kırarak kaset çıkartacaklardı. Kramp da 1993 yılında "Püf Püf" isimli ilk albümlerini çıkardı. Bu albüme Erdinç Ünlü 'de "Lan N'Oldu" parçası ve vokali ile katkıda bulundu; Gökalp Baykal da kayıtlarda bazı parçalara synthesizer ile eşlik etti. Zamanına göre oldukça cesur bir albüm olan "Püf Püf" yayıncı şirketin gazabına uğramasaydı, etkisini daha da genişletebilirdi. Plak şirketi albümü kullanılmış kasetlere basınca sonuç idealden uzaklaşmıştı. Bu albüm üç yıl sonra "Ada Müzik" tarafından "Lan N' Oldu" adıyla tekrar yayınlandı.

İkinci albümleri "İstanbul Sokakları" ise 1998'de çıktı. Albümde ilk olarak Erkin Koray 'ın seslendirdiği, sözleri ve müziği Nuri Kurtcebe 'ye ait olan "Tek Başına" isimli şarkı da yer alıyordu. Bu sefer grubun vokaline Ahmet Karaferya geçmişti. Grubun kuruluş yıllarında demo kayıtlarında da çalışan Karaferya, "İstanbul Sokakları" nda Tom Jones 'la Cem Karaca arası bir tavır getirse de klasik dinleyici Doğan'ın sesini arayacaktı.

' SOUND'U OLAN ENDER GRUPLARDAN

Kramp'ın Türkiye'de rock müziğine yaptığı en büyük katkı; köprü kuruculuğu olmuştur diyebilirim. Ülkemizde rock gibi tarzlar hakim piyasada yer bulamadığı için yapılan birikimler her on yılda bir tekrarlanır. Bu tekrarlanışta başı çeken genç kuşak bir önceki birikimleri göremeden kendi yolunu bulmaya çalışır. 60'larda Erkin Koray, Barış Manço, Cem Karaca gibi ustaları milad kabul edersek 80'lerden sonra yaşanan travma gençliği yeniden keşfe maruz bıraktı. Onların yarattığı birikimi de 90'larda gelen yeni kuşak bayrak yarışı misali alamadı. 2000'lerde de bundan farklı bir şey olmadı. İşte Kramp, "Anadolu Rock" ın 60'larda hazırladığı 70'lerde olgunlaştırdığı tavrın farkında olarak Batılı hard rock tarzını kendi kişiliklerine uygun bir sunumla taşıyacaktı. Bu bir bayrak yarışının disiplininde gerçekleşirken Kramp'ın bire bir "Anadolu Rock" tarzını ve bulgularını sürdürmemesi ama onun temelleri üzerinde şehirli bir rock tarzını oturtmaları övgüye değerdi.

Eskiden beri süren "Türkçe rock olur mu!" tartışmasının içinde Kramp umursamaz bir şekilde tavrını sürdürmüştür. Batılı rock tarzını çok iyi özümsemiş olduklarından İngilizce rock yapan grupların yanında (Türkçe Rock yapmalarına rağmen) onları görebilmeniz mümkündü. Buralı bir şeyler yapıp yapmama konusunda ise onların müziğinde yerel ezgilerin katıldığı sentez oyunlarını da göremezsiniz. Fakat onların başardıkları asıl önemli bir şey vardır ki; o da "sound"larının (yani kendilerine has müzikal ses) olmasıdır. Bu öyle bir özelliktir ki, ilk defa dinleyen biri bile ikinci dinleyişte onların izini rahatlıkla bulabilir. Kramp bu nedenle kendi gibi olabilmeyi başarmıştır. Böyle olunca da evrensel müzik anlayışlarının sunumu Türk Rock grubu olmalarının da izlerini verir.

Türk rock'ının kilometre taşı olan Kramp ile uzun bir aradan sonra 3, 10, 17, 24 Aralık tarihlerinde, "Do Rock" ta (İstiklal Caddesi, İmam Adnan Sokak, No. 10, Beyoğlu) verecekleri konserlerde buluşmak gerçek anlamda bir mutluluk diyebilirim. (Konserler saat 21.00'de başlayacaktır)


Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

Hakkımda

müzikaliteye kiritikoritmik

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Arkadaşlar

kitap
raftakiler
sofra
pet
magazincom
makarakukara
autism
otistik
otism
arastirmaci
sarp
Kayıt Güncel Sayfa:3 Toplam:5
Son Sayfa | Sonraki Sayfa